Mustafa Kemal dünyaya geldi.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK · 1881–1938
Bir milletin
yeniden doğuşu.
Bağımsızlıktan Cumhuriyet’e; aklın, bilimin ve özgür yurttaşın izinde.
Sanatsal temsili görselBİR FİKİR MİRASI
“Benim manevi mirasım bilim ve akıldır.”
Atatürk’ü anlamak, yalnızca bir komutanı veya devlet kurucusunu anmak değildir. Onun mirası; egemenliğin millete ait olduğu, eğitimin özgürleştirdiği ve bilimin yol gösterdiği çağdaş bir toplum idealidir.
1881 — 1938
Bir ömür.
Bir milletin kaderi.
Askerî öğrencilikten bağımsızlık mücadelesine, Cumhuriyet’in kuruluşundan çağdaşlaşma devrimlerine uzanan yol.
Kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu.
19 Mayıs’ta Ulusal Mücadele’nin örgütlü süreci başladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferle sonuçlandı.
29 Ekim’de Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi.
Yeni Türk harfleri kabul edilerek eğitim seferberliği güçlendirildi.
10 Kasım’da aramızdan ayrıldı; fikirleri kuşaklara emanet kaldı.
I
1881 — 1914
Mustafa’dan
Atatürk’e.
Selanik’in çok kültürlü ortamında dünyaya gelen Mustafa, askerî eğitim yıllarında matematik, tarih ve özgürlük fikirleriyle şekillendi. Manastır Askerî İdadisi, Harp Okulu ve Harp Akademisi; onun disiplinli bir subay olmasının yanında ülkenin geleceğini sorgulayan bir düşünce insanına dönüşmesinde belirleyici oldu.
Trablusgarp ve Balkan Savaşları, imparatorluğun çözülüşünü sahada görmesini sağladı. Bağımsızlığın ancak millet iradesi ve çağdaş kurumlarla korunabileceği fikri bu yıllarda güçlendi.
II
1915 · ÇANAKKALE
Bir komutan
doğuyor.
Mustafa Kemal, Çanakkale’de kritik anlarda inisiyatif alan komutanlardan biri olarak öne çıktı. Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar’daki sorumluluğu, askerî öngörüsünü ve birlikleriyle kurduğu güveni görünür kıldı.
“Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.”
Bu bölüm, savaşın bedelini romantikleştirmeden; vatan savunmasında yaşamını yitiren bütün insanları saygıyla anar.
1919 — 1922
Bir millet
ayağa kalkıyor.
İstanbul’dan Samsun’a uzanan yol, kişisel bir yolculuktan ulusal bir iradeye dönüştü.
- Samsun19 Mayıs 1919
- AmasyaMilletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
- ErzurumUlusal sınırlar içinde vatan bir bütündür.
- SivasDireniş güçleri ortak iradede birleşti.
- Ankara23 Nisan 1920 · TBMM açıldı.
23 NİSAN 1920
Egemenlik,
kayıtsız şartsız milletindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, işgal koşullarında millî iradenin merkezi oldu. Mücadelenin meşruiyeti bir kişiye veya hanedana değil, doğrudan millete dayandırıldı.
26 AĞUSTOS 1922
Kocatepe’den
zafere.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, işgal kuvvetlerinin Anadolu’dan çıkarılmasının belirleyici aşaması oldu. Askerî zafer, bağımsız bir devletin kurulacağı siyasal zemini açtı.

YENİ BİR BAŞLANGIÇ
Cumhuriyet.
Cumhuriyet’in ilanı, yönetim yetkisinin millete ait olduğunun açık ve kalıcı ifadesiydi. Mustafa Kemal aynı gün Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
Bu yeni düzen; yurttaşlık, hukuk, eğitim ve toplumsal yaşamın çağdaş kurumlarla yeniden kurulmasının başlangıcı oldu.


1924 — 1934
Bir ülkenin
dönüşümü.
Öğretimin birleştirilmesi ve okuryazarlık seferberliği.
Çağdaş hukuk düzeni ve eşit yurttaşlık anlayışı.
Toplumsal yaşama ve siyasal kararlara eşit katılım yönünde tarihî adımlar.
Yeni Türk harfleri, bilimsel çalışmalar, sanat ve kültür kurumları.
Üretim, sanayi, demiryolları ve ulusal kalkınma hamleleri.
Devlet düzeni ile inanç alanının ayrılması ve vicdan özgürlüğü.
ALTI TEMEL YÖN
Geleceği kuran düşünceler.
Atatürkçü düşünce donmuş bir hatıra değil; değişen dünyada özgür aklı, toplumsal eşitliği ve bağımsızlığı savunan canlı bir sorumluluktur.
Cumhuriyetçilik
Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması.
Halkçılık
Ayrıcalıksız, sınıfsız ve eşit yurttaşlık anlayışı.
Milliyetçilik
Bağımsızlığı ve ortak yurttaşlık bilincini temel alan anlayış.
Devletçilik
Toplum yararı ve kalkınma için kamunun yönlendirici sorumluluğu.
Laiklik
Vicdan özgürlüğünün ve çağdaş hukukun güvencesi.
Devrimcilik
Toplumu akıl ve bilimle sürekli ileri taşıma iradesi.
1938’DEN BUGÜNE
Fikirleri
yaşıyor.
10 Kasım 1938’de sona eren bir yaşam, Cumhuriyet’in kurumlarında ve özgür düşüncenin sorumluluğunda sürmeye devam etti.
Sanatsal temsili görselADD DUISBURG
Anmak değil,
anlamak.
Bizim için Atatürk’e bağlılık; eleştirel düşünen gençler yetiştirmek, Cumhuriyet değerlerini günlük yaşamda savunmak ve “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini geleceğe taşımaktır.
