CUMHURİYET · BAĞIMSIZLIK · MÜCADELE

Atatürk Benim İçin Ne Demek?

← Tüm yazılar

Atatürk benim için yalnızca geçmişte yaşamış büyük bir komutan, bir devlet adamı ya da duvarlarda asılı bir portre değildir.

Atatürk benim için Bursa Nutku’nda verdiğim söz demektir.
Gençliğe Hitabe’de omuzlarıma yüklenen görev demektir.
“Ey Türk gençliği!” hitabını duyduğumda başımı çevirmemek, sorumluluktan kaçmamak demektir.

Atatürk, yok edilmek istenen bir milletin yeniden ayağa kalkmasıdır.

Orduları dağıtılmış, toprakları işgal edilmiş, umudu kırılmış bir halkın küllerinden yeniden doğmasıdır. “Bitti” denilen yerde başlamak; “teslim olun” denildiğinde direnmek; bütün yollar kapandığında kendi yolunu açmaktır.

O, karanlığın içinde yakılan bir bağımsızlık ateşidir.

Atatürk yalnızca Türk milletinin kurtuluşu değildir. Emperyalizmin altında ezilen bütün halklara umut olmak demektir. Anadolu’da kazanılan zafer; Asya’dan Afrika’ya, sömürgeciliğe karşı ayağa kalkmak isteyen milletlere verilen açık bir mesajdır:

Hiçbir millet esarete mahkûm değildir.
Hiçbir işgal sonsuza kadar sürmez.
Bağımsızlık, uğruna mücadele etmeyi göze alan halkların hakkıdır.

Atatürk benim için “Yurtta sulh, cihanda sulh” demektir. Çünkü barış korkaklık değildir. Barış; bağımsız, onurlu ve başı dik insanların tercihidir. Ancak barış istemek, zulme boyun eğmek anlamına gelmez.

Atatürk gerektiğinde dünyanın değil; emperyalizmin, işgalin ve esaretin şah damarını kesmek demektir.

Millete uzanan eli durdurmak, Cumhuriyet’e yönelen tehdidin karşısında susmamak demektir. Barışı sonuna kadar savunmak; fakat vatanın bağımsızlığına ve milletin iradesine saldırıldığında mücadeleden geri çekilmemektir.

Çünkü Cumhuriyet bize hediye edilmedi.

Bu toprakların her karışında cepheye mermi taşıyan kadınların, yalın ayak yürüyen çocukların, geri dönmeyeceğini bilerek savaşa giden gençlerin hakkı vardır. Cumhuriyet; kanla, emekle, akılla ve sarsılmaz bir iradeyle kuruldu.

Bize düşen yalnızca onu kutlamak değil, onu korumaktır.

Bugün mücadele yalnızca cephede verilmez. Cehalete karşı bilimle, yoksulluğa karşı dayanışmayla, ayrımcılığa karşı eşitlikle, umutsuzluğa karşı cesaretle mücadele edilir. Cumhuriyet’in kurumlarını, laikliği, hukuku, kadınların özgürlüğünü ve milletin egemenliğini savunmak da bir bağımsızlık mücadelesidir.

Gençliğe Hitabe bize şartların ne kadar ağırlaşabileceğini anlatır. Bursa Nutku ise bu şartlar karşısında sessiz kalmamamız gerektiğini hatırlatır. Gençliğin Cevabı ise bizim verdiğimiz sözdür:

İstiklal ve Cumhuriyet’e yönelen hiçbir tehdit karşısında susmayacağız.Makamdan, güçten ve kalabalıklardan korkmayacağız.Umutsuzluğa teslim olmayacağız.Görevimizi bir başkasının yapmasını beklemeyeceğiz.

Çünkü Cumhuriyet seyirci istemez; sahip çıkan yurttaş ister.

Atatürk’ü sevmek yalnızca 10 Kasım’da üzülmek ya da 29 Ekim’de bayrak sallamak değildir. Atatürk’ü sevmek; aklın ve bilimin izinden yürümek, haksızlık karşısında ses çıkarmak, milleti ayrıştıranlara karşı birliği savunmak ve bağımsızlıktan hiçbir şart altında vazgeçmemektir.

Bizler rahat zamanların değil, zor zamanların gençliğiyiz.

Önümüze engeller konulabilir. Yalnız bırakılabilir, küçümsenebilir, hatta susturulmak istenebiliriz. Fakat biliriz ki mücadele yalnızca kazanacağından emin olduğunda verilmez. Mücadele, doğru olduğuna inandığın için verilir.

Bizim yolumuz korkunun değil cesaretin; teslimiyetin değil direnişin; karanlığın değil aydınlığın yoludur.

Cumhuriyet’in evlatları olarak sözümüz açıktır:

Milletimizin bağımsızlığını, Cumhuriyet’imizi ve Atatürk devrimlerini sonuna kadar savunacağız. Umudumuzu kaybetmeyecek, birbirimizden vazgeçmeyecek, mücadele etmekten yorulmayacağız.

Çünkü damarlarımızdaki asil kan yalnızca bir miras değil, aynı zamanda bir sorumluluktur.

Atatürk benim için işte bu demektir:

Yoktan var olmak.
Düştüğünde yeniden ayağa kalkmak.
Ezilenlere umut, zalimlere korku olmak.
Barışı savunmak ama esarete asla boyun eğmemek.
Ve şartlar ne kadar ağır olursa olsun, Cumhuriyet’e verdiğimiz sözden dönmemek.

Biz buradayız.
Görevimizin başındayız.
Mücadeleye ve direnmeye devam ediyoruz.

Birinci vazifemizi unutmadık.
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.

Başlık görseli temsilidir ve yapay zekâ ile hazırlanmıştır.